Menu

HAYIR


hayir

Su ve hava hayat ise hayat ta imzadır. Biz, tüm sözcüklerimizi suya yazmaya başladık.

Sıkça duyulan cümlelerden bazı örnekler hemen kulağımda çınlamaya başladı;

"Merak etme ben varım yanında". "Seni hiç terketmeyeceğim". "Sensiz olmaz!". "Sensiz yaşayamam!". "Hiç ayrılmayacağız!". Bana güven!". Akabinde; aradığınız numaraya ulaşılamıyor lütfen daha sonar tekrar deneyiniz...

"Evet, elbette olur". "Yaparım". "Hemen hallediyorum işini". "İsteğin benim için emirdir" vs. (The number you are calling no longer service anymore, please check the number and try it again).

Böylesi büyük vaatler, ne haddimizedir ki veririz ve verdiğimizle kalırız. Ne kadar zor oldu, verilen sözlerin yerine gelmesini beklemek!

Evet kadar hayır demeyi de öğrenme günlerine geçmek istiyorum.

Can Dündar'ın bir sunumu da olgunluk durumu diye belirtiliyor. Hayır'ın cazibesine rağmen, içimden çoğunlukla evet demek geçiyor.

Hayır; cazip, çarpıcı, çekici, istek uyandıran, önemseten, büyüten ve tahrik edendir.

Hayır; ulaşılmazın yönlendiricisi, insan oğlunun tutsaklığıdır.

  • Benimle evlenir misin ? H
  • Borç verebilir misin ? H
  • Bana vakit ayırabilir misin ? H

İşte, "Hayır" sahneye çıkmasıyla birlikte, hayatımıza büyük bir imza atar. Bu sihirli kelimeyi kullanan kişi, bizde iz bırakmış, arzumuzu pekiştirmiştir. Artık daha da fazla.isteriz onu...

"Hayır", higher qualite olur aniden. Ne gariptir ki, biz "hayır" derken soğukkanlılıkla karşılarız durumu ama bize söylendiğinde, birden ‘bana bunu nasıl yapar?' duygusuna kapılırız.

İçimden hep "evet" demek geçerken, ben de "hayır" diyeceğim.Yalancılara,H-Politikacılara,H-Bencillere,H.

Yılanı deliğinden çıkartacak kadar becerikli yalancılar tanıdım. "Siyaset, ekip işidir" diyen politikacılar tanıdım.

Benciller, hep "ben, ben" derken aslında ürkekti. Onların hepsi çocuktu bir zamanlar, temiz temiz yalanları, kendilerine göre politikaları vardı ve her çocuk gibi bencillerdi.

Yine de koskoca bir "Hayır" sizlere!

Suya yazı yazanlar sizler değil misiniz? Suda aksinizi gördüğünüzde bir düşünün, bu aksi gönülden onaylıyor musunuz? Gerçeğinizi kabul edebiliyor musunuz? Yoksa, siz sadece suya bakınca büyüyüp duran aksinize bakmakla ve gururlanmakla mı meşgulsünüz?

Siz elle tutulmaz, iz bırakmaz sadece güneşin parlak ışıklarında yansırsınız. Evrende, her dokunuşta bırakılan parmak iziniz bile yoktur.

Yaşamayın demiyorum, çok yaşayın, küçük bile olsa iz bırakın, suya yazı yazmayın, su hayattır. Siz hayata dokununki, bir başkası için fark yaratın.

Yani higher qualite yaşayın da değsin. Havadan sudan işleri bırakalım.Yeni güne ‘söz senet , hayat da imzadır' diyerek başlayalım.

Var mısınız ?