Menu

DEMOKRASİ


"Sarı güllerim" kışın bu en soğuk günlerinde ,arsızca açıyorlar. Yediveren diye bildiğim bu cins gülün, bahçemin en baş köşesinde yer aldığını nasılda fark edememişim. Gönül bahçem misali.
ergenekonBirden kendimi aynada gördüm. Bazı insanlar tıpkı bu güller gibi ,mevsim demeden, soğuktu sıcaktı umursamadan açarlar yada açılırlar.

Diğerlerine arsızca gelen bu eylem , bence doğanın ihtiyacından kaynaklanıyor.

Adını umut koyduğum bu güller, en zor koşullarda bile varlığını sürdürüyor. Ben hep demokrasiyi düşünüyorum. Hatta düşlüyorum.

Nasıl oluyor da doğru bu kadar göreceli oluyor?

Nasıl oluyor da herkese lazım olan demokrasi, hep bazı ellerde kılıç olarak kullanılıyor?

Bu ülkenin başbakanı hapislerde olduğu günlerde, ona haksızlık yapıldığını düşünmüş O'da bu kılıcı ensesinde hissetmişti hiç kuşkusuz.

İlahi adalet bu günlerde de farksız tecelli ediyor inancındayım.

Tıpkı kendisi gibi vatan sevgisi ile dolu masum bireyler, bilumum suç yükü ile yargılanıyor yada aranıyor.

Aralarındaki en büyük fark daha müminlik.

Tabii ki onu da Allah bilir.

Buna da bu günlerde adaletin kılıcı deniyor sanırım.

Bu kılıcın el değiştirdiği kesinde, kendi gölgesine faydası yok.

Sonra bu haksızlık tohumları içlerinde büyüyüp ormana dönüşüyor,

Tekrar kes tekrar biç.

Ormanlarımızı koruyalım,nefret tohumları ekmeyelim bu topraklara.

Çiçeklerimizi koruyalım onlar açmaz ise doğanın dengesi bozuluyor demektir.

Kendimizi koruyalım Türkiye'de demokrasi denilen tek dişi kalmış canavardan.